2022 yılında Covid-19’un kaçınılmaz etkilerinden olan ve birçok ülkede halen devam eden, evde kalmaya yönelik kısıtlamalar ve kişisel izolasyon gereksinimleri, tüketici talebinde artışa sebep olarak bu senenin video on demand (VOD) yılı olabileceğini göstermektedir. Son 15 yılda tüketici davranışlarında meydana gelen değişiklikler medya şirketlerini, dağıtımcıları ve yapımcıları yakından etkileyerek dünya çapındaki pazar teamüllerini sürekli olarak şekillendirmektedir. Öte yandan, son 12 ayda pandeminin, linear ve non-linear dağıtımlar arasındaki etkileşimi önemli ölçüde hızlandırdığı görülmektedir.

Bu sırada medya şirketleri, bir yandan mevcut durumun ekonomik etkileri ile mücadele etmeye çalışmakta ve bir yandan da farklı içerik dağıtım yolları arayışındayken, korsan içerikler hâlâ bir soru işareti olarak varlığına devam etmektedir.

Dijital korsanlık nedir? 

Dijital korsanlığın hukukî tanımı, yasal sahiplerinin izni olmaksızın, bilgi ürünlerinin dijital formatlarda ve/veya dijital teknolojiler kullanılarak çoğaltılması, kullanılması veya dağıtılması eylemidir. Dijital korsanlık, kişinin telif haklarının ve diğer yasal haklarının ihlaline neden olabilmektedir.

Dijital korsanlığın etkileri

VOD sektöründe dijital korsanlık; içerik oluşturucular, üreticiler, dağıtıcılar, platformlar, çalışanlar ve diğer ilgili kişiler üzerinde büyük zararlar meydana getirmekte ve VOD haklarının satışı, dağıtımı ve genel olarak küresel ekonomi üzerinde olumsuz etkilere sebep olmaktadır. İnsanlar popüler dizi ve filmleri bir VOD platformu üzerinden izlemek yerine korsan olarak izlemeyi tercih ettiğinde platform, potansiyel gelirini kaybeder ve bu kayıp, içerik oluşturucularını ve onların üretim süreçlerini etkiler. Bu durum, gelecekteki prodüksiyon bütçelerinin düşmesi sonucunu da ortaya çıkarabilmektedir. Dolayısıyla, içerik kalitesinde ve/veya sayısında azalmalar ve ilgili alanlardaki iş piyasası üzerinde olumsuz etkiler görülmektedir. 

Bununla birlikte, korsanlık bazı güvenlik tehditlerine yol açabilmektedir. İnsanların korsan içeriğe ulaşmak için kullandığı korsan web siteleri ve torrentler kötü amaçlı yazılım, Truva atı ve virüs içerebilmektedir. Bu bağlamda korsanlık, üreticiler ve içerik sahipleri için zararlı olmanın yanında bundan yararlanan tüketiciler için de risk teşkil etmektedir.

VOD sektöründe korsan neden yaygındır?

Korsanla mücadelenin en etkin yolunun, yasal alternatifleri tüketiciler için daha cazip hale getirmekten geçtiği söylenebilir. Başlangıçta VOD platformları, korsan içeriğe karşılık olarak, yasal ve ucuz alternatifler sunarak kendilerini daha tercih edilebilir kılmaktaydı. Ancak, hemen hemen tüm müziklerin her platformdan erişilebildiği müzik sektörünün aksine, VOD platformlarının kendilerine özel içerikler üretmeye ve bunları kütüphanelerine eklemeye başlaması ile tüketiciler özel içeriklere erişmek için her bir platforma abone olmak yerine bu içerikleri korsan olarak izleme eğilimi göstermektedir. 

Önceden korsan içerikler, ilk olarak sinema salonlarında kaydedilmekteydi ve içeriğin Blu-ray ve DVD versiyonları korsanlar tarafından elde edilene kadar, bu içerikler daha düşük ses ve görüntü kalitesine sahipti. İzlenilen içeriğin düşük kalitede olması genellikle tüketicilerin hevesini kırmakta ve onları daha kaliteli alternatifler aramaya, yani yasal seçenekler izlemeye teşvik etmekteydi. Öte yandan, Blu-ray ve DVD'lerin yüksek kalitede olması sebebi ile bu sorun çözülmüş olsa da, filmlerin Blu-ray ve DVD versiyonları, sinemalarda gösterilmesinden aylar sonra piyasaya sunulmaktaydı. VOD platformlarının popüler hale gelmesiyle birlikte filmler, sinema salonları ve VOD platformlarında aynı anda yayımlanmaya başlayarak Blu-ray ve DVD'ler bir anda saf dışı bırakıldı. Korsanların VOD platformlarındaki içeriklere erişmesi ile, içeriğin resmi olarak yayımlanmasının ilk saati kadar erken bir sürede yüksek kalitedeki içeriğin korsan dağıtımı mümkün hale geldi. Böylece tüketiciler, yüksek kaliteli içeriğe neredeyse resmi olarak yayımlandığı anda ve ücretsiz olarak erişmeye başladı ve bu da tüketicilerin korsan içeriklere eğilmelerine sebep oldu.

VOD'da korsanlık nasıl yapılır?

Korsanlık yöntemlerinden birçoğunun VOD üzerinde de kullanılması mümkündür; torrent üzerinden eşler arası paylaşım, dosya barındırma hizmeti (cyberlocker) ve korsan siteler bunlardan bazıları olarak sayılabilir. Öte yandan, VOD’da korsanlık yapılabilmesi için özel olarak kullanılan yöntemlerden bazıları aşağıda belirtilmiştir:

Kimlik Bilgilerinin Paylaşımı

Her ne kadar masum görünse de abone olunan bir platformun kullanıcı adı ve şifresinin paylaşılarak abone olmayanların bunlardan yararlanmasının sağlanması bir tür dijital korsanlık olarak değerlendirilmektedir. Bu davranış, tek bir hesabı birden fazla kullanıcının erişimine açarak diğerlerinin platformlara abone olmasını engellemekte ve platformları, korsanlık faaliyetleri için kullanıma elverişli hale getirmektedir.

İçerik İndirme

Bu korsanlık türü, içeriklerin VOD platformlarından indirilmesi için belirli araçlar kullanılmasıyla gerçekleştirilmektedir. VOD platformları, içeriklerinin bu şekilde indirilmesini ve dağıtılmasını önlemek için içeriklerini şifrelese de şifreleme anahtarları çevrimiçi olarak bulunabilmektedir.

Eşzamanlı yayın

Bu korsanlık biçiminde korsanlar, VOD platformlarından içerik indirmek yerine, oynatma sırasında ekranı kaydetmekte ve eş zamanlı gösterim için çeşitli yazılımlar ve yöntemler kullanmaktadır. Deneme Dolandırıcılığı Bir diğer popüler yöntem ise, kullanıcıların platforma farklı kimlik/hesap bilgileri kullanarak pek çok kez kaydolup deneme süresinin sonunda ise abonelikten çıkarak deneme süresini istismar ettiği deneme dolandırıcılığıdır. 

VOD'da dijital korsanlık nasıl önlenir?

Korsanları tespit etmenin zorluğu ve korsanlığın yaygınlığı dikkate alındığında, yakın gelecekte korsanlığı tamamen durdurmanın mümkün olmadığını söylemek gerekmektedir. Buna karşın, belirli yöntemler kullanarak ve yeni stratejiler benimseyerek korsanlığı caydırıcı hale getirmek, önlemek ve en aza indirmek mümkündür.

Hukuki Çözümler

Korsanlığı önlemek için benimsenebilecek bazı hukuki stratejiler mevcuttur; ancak, hukuki çözümlerin çoğu bu sorunu tamamen çözmeye çalışmak yerine, içeriğin hak sahiplerinin hak ve menfaatlerini geri kazanması ile korsanlığın etkilerini en aza indirmeye odaklanmaktadır.

Uyar-Kaldır Metodu

Uyar-kaldır metoduna, fikri mülkiyet hakları üzerinde gerçekleşen ihlaller tespit edildiğinde yaygın olarak başvurulmaktadır. Telif hakkı sahibi; hakları, korsan eylemin nasıl telif hakkı ihlali oluşturduğu ve ihlalin durdurulmaması halinde yapılacak yasal işlemler hakkında korsanı uyarmak için bir uyar-kaldır bildirimi gönderebilmektedir. Uyar-kaldır bildirimi, bağlayıcı olmamasına ve yasal olarak doğrudan bir sonuç doğurmamasına rağmen, ihlalin devamı durumunda, Cumhuriyet savcısına başvurulması için gerekmekte, olası bir davada delil olarak sunulabilmekte ve korsan üzerinde caydırıcı bir etki doğurmaktadır.

Kanunlar ve Hukuki Düzenlemeler

Telif haklarını koruyan ve korsanla mücadele eden çeşitli ulusal ve uluslararası düzenlemeler mevcuttur. Bu sebeple, korsanlık yoluyla bir ihlal gerçekleşmesi durumunda, söz konusu koşullar altında en iyi stratejinin ne olduğuna karar vermek için hukuki ve teknik uzmanlara danışmak faydalı olacaktır. Türkiye'de, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, internet üzerinden mali ve manevi hakları ihlal edilen hak sahiplerinin, ihlale konu içeriğin kaldırılması, tecavüzün önlenmesi ve tazminat talep etmeleri için dava açmasına olanak tanımaktadır. İhlal eden taraflara yönelik cezai yaptırımlar da burada düzenlenmektedir.

Dava

Uyar-kaldır metodu gibi uzlaşmacı hukuki çözümlerin sonuç vermemesi durumunda, her zaman yasal işlem başlatmak mümkündür. Telif haklarına, kamu yararı sağlamalarından ötürü tüm dünyada özel olarak saygı duyulmaktadır. Bu nedenle, telif hakkı ihlallerine karşı koruyucu hükümler içeren birçok ayrıntılı düzenleme bulunmaktadır. Korsanlık çok ciddi bir ihlal oluşturduğundan, dava açmak tercih edilmesi gerekli hukuki bir çözüm olacaktır. Çoğu ülkenin yasal düzenlemeleri, mahkemenin dava sonuçlanana kadar ihlali durdurmak için bir ihtiyati tedbir kararı vererek telif hakkı sahibinin maruz kalabileceği zararın en aza indirilmesini mümkün kılar.

Teknik Çözümler

Teknoloji, VOD platformlarında içerik paylaşmaktan korsan içerik üretmeye veya korsanlığı durdurmaya kadar gün geçtikçe çeşitlenen yollarla ve hızla gelişmektedir. Korsan içeriğin izini sürmek ve bu tür içeriklerin çoğaltılması veya dağıtılmasını önlemek için çeşitli teknolojik çözümler bulunmaktadır. Bu çözümlerden bazıları aşağıda açıklanmıştır:

Dijital Hak Yönetimi

Dijital hak yönetimi teknolojisi, içeriğin dağıtılmasını, çoğaltılmasını veya içeriğe yetkisiz erişimi önleme amacıyla çalışmaktadır. Bu amaç, herhangi bir kopyalamanın önlenmesine veya erişimin sınırlandırılmasına yardımcı olan bazı teknik şifreleme kodlarının eklenmesiyle mümkün hale gelmektedir.

Adli Filigran

Adli filigran ile bir içeriği paylaşmadan önce benzersiz bir seri numarası belirlenmekte ve böylece, paylaşılan her versiyon kendi seri numarasına sahip olmaktadır. Filigran, sızıntının kaynağına kadar izlenmesine ve içeriği sızdıran kişinin belirlenmesine yardımcı olmaktadır. Hakkında yasal işlem yapılacak korsanı belirttiği için içeriğin hak sahipleri yasal işlem başlatmak istediğinde bu yola başvurmak çok yardımcı olacaktır.

Parmak İzleri

İçeriğin paylaşılan her orijinal versiyonu içeriğin parmak izini taşıdığından, adli filigrandan farklı olarak parmak izleri içeriğin genel tanımlayıcıları olarak kullanılmaktadır. İçerik paylaşım platformları ve web siteleri, parmak izi tanıma sistemlerini benimseyerek telif hakkıyla korunan içeriğin paylaşılmasını engelleyebilmektedir.

Sonuç

Özellikle teknolojinin gelişmesi ve Covid’in etkisiyle tüketicilerin evlerinde daha fazla zaman geçirmesiyle birlikte korsanlık, VOD ekonomisi ve genel olarak eğlence sektörü için her zamankinden daha ciddi bir tehdit haline gelmiş durumda. Korsanlıkla mücadele etmek zor, tamamen sona erdirmek ise daha zor olsa da imkânsız değildir. Üretilen içeriği korsanlardan en yüksek ölçüde koruyacak mevcut ve/veya gelişmekte olan yenilikçi teknolojiler bulunmaktadır. Bu önleyici teknolojiler hiç kullanılmasa ya da bunlara etkin olarak başvurulmuş olmasa da hak sahiplerinin hâlâ hukuki haklarını kullanmaları ve ihlallere karşı yasal yollara başvurmaları mümkündür. İyi taraftan bakılacak olursa, yasal seçenekleri daha çekici hale getiren etkili tüketici stratejileri ve teklifleri ile korsanlığı kaynağından önlemenin ve büyük ölçüde azaltmanın mümkün olduğu söylenebilmektedir.