Yeni Gelişme

7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun  ("Kanun ") 18 Mayıs 2018 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Bu mevzuat bültenimizde, Maliye Bakanlığı tarafından takip edilen vergi alacaklarının yeniden yapılandırılmasına ilişkin olarak Kanun ile getirilen başlıca hususlara yer verilecektir. 

Kanun Ne Getiriyor?   

Yeniden yapılandırmanın kapsamına genel olarak 31 Mart 2018 öncesi dönemlere ilişkin vergiler ile bunlara bağlı vergi cezaları, gecikme faizleri ve gecikme zamları ve vergi aslına bağlı olmayan diğer vergi cezaları girmektedir.

31 Mart 2018 tarihinden sonra ödenmesi gereken gelir vergisi taksitleri ile gelir veya kurumlar vergisine mahsuben 2018 yılında ödenmesi gereken geçici vergiler ile 2018 yılı için tahakkuk eden motorlu taşıtlar vergisi ikinci taksiti Kanun'un kapsamı dışındadır.

1. Kesinleşmiş alacaklar

18 Mayıs 2018 tarihi itibarıyla vadesi geldiği halde ödenmemiş ya da ödeme süresi henüz geçmemiş bulunan
  • vergilerin ödenmemiş kısmının tamamının ve gecikme faizi/zammı yerine 18 Mayıs 2018  tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak belirlenecek tutarın Kanun'da belirtilen süre ve şekilde ödenmesi şartıyla, vergi cezaların ve bu cezalara bağlı gecikme faizi/zamlarının tamamının,
  • bir vergi aslına bağlı olmaksızın kesilmiş vergi cezaları ile iştirak nedeniyle kesilmiş vergi cezalarının %50’sinin ve gecikme zammı yerine 18 Mayıs 2018 tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak belirlenecek tutarın Kanun'da belirtilen süre ve şekilde ödenmesi şartıyla, vergi cezasının kalan %50’sinin ve bu cezalara bağlı gecikme zamlarının tamamının

tahsilinden vazgeçilecektir. 

2. Kesinleşmemiş veya dava safhasında bulunan alacaklar 

a) 18 Mayıs 2018 tarihi itibarıyla ilk derece mahkemeleri nezdinde dava açılmış ya da dava açma süresi henüz geçmemiş olan vergi tarhiyatları

Vergi aslının %50'sinin ve gecikme faizi/zammı yerine vergi aslının %50'si üzerinden 18 Mayıs 2018 tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak belirlenecek tutarın Kanun'da belirtilen süre ve şekilde ödenmesi şartıyla, vergi aslının kalan %50'si ve vergi cezalarının tamamının (gecikme zammı/faizi ve aslına bağlı olarak kesilen diğer cezalar ve bunlara ait gecikme zamları dahil) tahsilinden vazgeçilecektir.

Uzlaşma hükümlerinden yararlanılmak üzere başvuruda bulunulmuş, uzlaşma günü verilmemiş veya uzlaşma günü gelmemiş ya da uzlaşma sağlanamamış ancak dava açma süresi geçmemiş olanlar vergiler de bu kapsamdadır.

b) İtiraz/istinaf veya temyiz süreleri geçmemiş ya da itiraz veya temyiz yoluna başvurulmuş ya da karar düzeltme talep süresi geçmemiş veya bu yola başvurulmuş olan vergi tarhiyatları

Bu hallerde tahsilinden vazgeçilecek tutarlar 18 Mayıs 2018 önce verilen en son kararın tarhiyata ilişkin terkin, tasdik veya ve bozma kararı olmasına göre değişmektedir.

  • İlk derece mahkemesi kararının terkine ilişkin olması halinde, ilk tarhiyata esas verginin %20’sinin ve gecikme faizi yerine vergi aslının %20'si üzerinden 18 Mayıs 2018 Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak belirlenecek tutarın Kanun'da belirtilen süre ve şekilde ödenmesi şartıyla, vergi aslının kalan %80'inin ve vergi cezalarının tamamının (asla bağlı olmayan cezaları için %10’nun ödenmesi şartıyla kalan %90'ının) tahsilinden vazgeçilecektir.
  • İlk derece mahkemesi kararının tasdike ilişkin olması halinde, tasdik edilen vergilerin tamamının, terkin edilen vergilerin %20'sinin ve bu tutarlara ilişkin gecikme faizi yerine 18 Mayıs 2018  Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak belirlenecek tutarın Kanun'da belirtilen süre ve şekilde ödenmesi şartıyla, vergi aslının kalan %80'inin ve vergi cezalarının tamamının (asla bağlı olmayan cezaları için 50%’sinin ödenmesi şartıyla kalan kısmının) tahsilinden vazgeçilecektir.
  • Danıştay veya bölge idare mahkemesinin bozma kararı vermesi halinde, vergi aslının %50'sinin ve gecikme faizi yerine vergi aslının %50'si üzerinden 18 Mayıs 2018  tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak belirlenecek tutarın Kanun'da belirtilen süre ve şekilde ödenmesi şartıyla, vergi aslının kalan %50'si ve vergi cezalarının tamamının (asla bağlı olmayan cezaları için %25’inin ödenmesi şartıyla kalan %75’inin) tahsilinden vazgeçilecektir.

3. İnceleme ve tarhiyat safhasında bulunan vergiler

18 Mayıs 2018 tarihinden önce başlanılmış ve bu tarih itibariyle tamamlanamamış vergi incelemeleri sonucunda tarh edilecek vergi asıllarının %50'sinin ve gecikme faizi yerine vergi aslının %50'si üzerinden 18 Mayıs 2018 tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak belirlenecek tutarın Kanun'da belirtilen süre ve şekilde ödenmesi şartıyla, vergi aslının kalan %50'si ve vergi cezalarının tamamının (asla bağlı olmayan cezalarının %25’inin ödenmesi şartıyla kalan %75’inin) tahsilinden vazgeçilecektir.

4. Matrah ve vergi artırımı

Kanun ile mükelleflere kurumlar vergisi, gelir vergisi, KDV ve bazı gelir ve kurumlar vergisi stopajları için matrah ve vergi artırımı imkânı getirilmiştir.

a) Kurumsal vergisi matrah artırımı

Kurumlar vergisi mükelleflerinin yıllık kurumlar vergisi matrahlarını 31 Ağustos 2018 tarihine kadar 2013 yılı için %35, 2014 yılı için %30, 2015 yılı için %25,  2016 yılı için %20 ve 2017 yılı için %15 oranından az olmamak üzere artırmaları halinde, artırımda bulunulan yıllar için yıllık kurumlar vergisi incelemesi ve bu yıllara ilişkin olarak bu vergi türleri için daha sonra başka bir tarhiyat yapılamaz.

Artırılan matrahlar %20 oranında vergilendirilir. Ancak, kurumlar vergisi mükelleflerinin artırımda bulunmak istedikleri yıla ait beyannamelerini kanuni sürelerinde vermiş, bu vergi türlerinden tahakkuk eden vergilerini süresinde ödemiş  ve bu vergi türleri için bu Kanun’da öngörülen kesinleşmiş alacaklar ve kesinleşmemiş veya dava safhasında bulunan alacaklara ilişkin hükümlerden yararlanmamış olmaları şartıyla Kanun'a göre artırılan matrahları %15 oranında vergilendirilecektir.

Kurumlar vergisi mükelleflerinin, artırımda bulunmak istedikleri yıl ile ilgili olarak vermiş oldukları beyannamelerinde, zarar beyan edilmiş olması veya indirim ve istisnalar nedeniyle matrah oluşmaması ya da hiç beyanname verilmemiş olması halinde, vergilendiremeye esas alınacak matrahlar ve Kanun'a göre artırılan matrahlar, 2013 yılı için 36.190 TL'den, 2014 yılı için 38.323 TL'den, 2015 yılı için 40.701 TL'den, 2016 yılı için 43.260 TL'den ve 2017 yılı için 49.037 TL'den az olamaz.

b) KDV artırımı

KDV mükelleflerinin, her bir vergilendirme dönemine ilişkin olarak verdikleri beyannamelerindeki hesaplanan KDV'nin yıllık toplamı üzerinden 2013 yılı için %3,5, 2014 yılı için %3, 2015 yılı için %2,5, 2016 yılı için %2 ve 2017 yılı için %1,5 oranından az olmamak üzere belirlenecek KDV'yi vergi artırımı olarak 31 Ağustos 2018 tarihine kadar beyan etmeleri halinde, kendileri nezdinde söz konusu vergilendirme dönemleri ile ilgili olarak KDV incelemesi ve tarhiyatı yapılamaz.  

5. İşletme kayıtlarının düzeltilmesi

Kanun  ile mükelleflere, herhangi bir vergi cezası veya gecikme faizine maruz kalmadan aşağıdaki şekillerde işletme kayıtlarını düzeltme imkânı getirilmiştir.

a) İşletmede mevcut olduğu halde kayıtlarda yer almayan emtia, makine, teçhizat ve demirbaşlar

Gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri işletmede mevcut olduğu halde kayıtlarda yer almayan emtia, makine, teçhizat ve demirbaşları rayiç bedel ile 31 Ağustos 2018 tarihine kadar bir envanter listesi ile vergi dairelerine bildirmek suretiyle defterlerine kaydedebilirler. Genel orana tabi (%18) emtia, makine, teçhizat ve demirbaşların üzerinden %10 oranında, indirimli orana tabi diğer emtia, makine, teçhizat ve demirbaşların bedeli üzerinden tabi olduğu oranların yarısı esas alınarak KDV hesaplanır ve ayrı bir beyanname ile sorumlu sıfatıyla beyan edilerek, beyanname verme süresi içinde ödenir.

b) Kayıtlarda yer aldığı halde işletmede bulunmayan mallar

Gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri, kayıtlarında yer aldığı halde işletmede bulunmayan emtialarını, 31 Ağustos 2018 tarihine kadar, aynı neviden emtialara ilişkin cari yıl kayıtlarına göre tespit edilen gayrisafi kar oranını dikkate alarak fatura düzenlemek ve her türlü vergisel yükümlülüklerini yerine getirmek suretiyle kayıt ve beyanlarına intikal ettirebilirler.  

c) Kayıtlarda yer aldığı halde işletmede bulunmayan kasa mevcudu ve ortaklardan alacaklar

Bilanço esasına göre defter tutan kurumlar vergisi mükellefleri, 31 Aralık 2017 tarihi itibarıyla düzenledikleri bilançolarda görülmekle birlikte işletmelerinde bulunmayan kasa mevcutları ve ortaklardan alacakları Kanun'un yayım tarihini izleyen üçüncü ayın sonuna kadar vergi dairelerine beyan etmek suretiyle kayıtlarını düzeltebilirler. Beyan edilen tutarlar üzerinden %3 oranında vergiye tabi tutulur.

6. Ödeme şekilleri

Bu Kanun hükümlerinden yararlanmak isteyen mükellefler, 31 Temmuz 2018 tarihine kadar vergi dairelerine başvurmalıdır. Mükellefler, Kanun hükümlerine göre hesaplanan tutarları peşin veya taksitler halinde ödeyebilirler.

Mükelleflerin Kanun kapsamında ödenecek tutarların ilk taksitini Eylül ayından başlamak üzere ikişer aylık dönemler halinde azami 18 eşit taksitte ödemeleri gerekmektedir.

Taksitle ödenmek istenmesi halinde, mükelleflerin başvuru sırasında 6, 9, 12 veya 18 eşit taksitte ödeme seçeneklerinden birini tercih etmeleri gerekir. Hesaplanan tutarlar 6 eşit taksit için 1,045; 9 eşit taksit için 1,083; 12 eşit taksit için 1,105; 18 eşit taksit için 1,15 katsayısı ile çarpılır. 

Hesaplanan tutarların tamamının ilk taksit ödeme süresi içinde peşin olarak ödenmesi halinde katsayı uygulanmaz ve gecikme faizleri yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanan tutarların %90'ının tahsilinden vazgeçilir.  

7. Varlık barışı

Varlık barışının kapsamına (i) yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları, (ii) gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerince sahip olunan ve Türkiye'de bulunan ancak kanuni defter kayıtlarında yer almayan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları ile taşınmazlar ve (iii) tam mükellefiyete tabi gerçek kişiler ile kurumların yurt dışında elde ettikleri bazı kazançlar girmektedir.

a) Yurtdışında bulunan varlıklar

  • Yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarını kanuna uygun olarak 30 Kasım 2018 tarihine kadar Türkiye'deki banka veya aracı kuruma bildiren gerçek ve tüzel kişiler söz konusu varlıkları serbestçe tasarruf edebilirler. Bu düzenleme kapsamında bildirilen varlıklar nedeniyle hiçbir suretle vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmaz.
  • Banka ve aracı kurumlar, kendilerine bildirilen varlıklara ilişkin olarak %2 oranında hesapladıkları vergiyi, 31 Aralık 2018 tarihine kadar vergi sorumlusu sıfatıyla bir beyanname ile bağlı bulunduğu vergi dairesine beyan eder ve aynı sürede öderler.
  • Bu vergi, hiçbir suretle gider yazılamaz ve başka bir vergiden mahsup edilemez. Türkiye'ye getirilen varlıkların elden çıkarılmasından doğan zararlar, gelir veya kurumlar vergisi uygulaması bakımından gider veya indirim olarak kabul edilmez.
  • 31 Temmuz 2018 tarihine kadar bu düzenleme kapsamında işleme tutulan varlıklar hakkında yukarıda bahsi geçen %2 oranındaki vergi uygulanmaz.
  • Yukarıda sayılan varlıklar, yurt dışında bulunan banka veya finansal kurumlardan kullanılan ve 18 Mayıs 2018 tarihi itibarıyla kanuni defterlerde kayıtlı olan kredilerin en geç 30 Kasım 2018 tarihine kadar kapatılmasında kullanılabilir. Bu takdirde, defter kayıtlarından düşülmesi kaydıyla, borcun ödenmesinde kullanılan varlıklar için Türkiye'ye getirilme şartı aranmaksızın bu hükümlerden yararlanılır.
  • 18 Mayıs 2018 tarihi itibarıyla kanuni defterlerde kayıtlı olan sermaye avanslarının, yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının 18 Mayıs 2018 tarihinden önce Türkiye'ye getirilmek suretiyle karşılanmış olması halinde, söz konusu avansların defter kayıtlarından düşülmesi kaydıyla bu hükümlerden yararlanılır.
  • Vergi Usul Kanunu uyarınca defter tutan mükellefler, bu düzenleme kapsamında Türkiye'ye getirilen varlıklarını, dönem kazancının tespitinde dikkate almaksızın işletmelerine dâhil edebilecekleri gibi aynı varlıkları vergiye tabi kazancın ve kurumlar için dağıtılabilir kazancın tespitinde dikkate almaksızın işletmelerinden çekebilirler.
  • Bu hükümden faydalanılabilmesi için bildirilen tutarlara ilişkin tarh edilen verginin vadesinde ödenmesi ve yurtdışındaki varlıkların, bildirimin yapıldığı tarihten itibaren üç ay içinde Türkiye'ye getirilmesi veya Türkiye'deki banka ya da aracı kurumlarda açılacak bir hesaba transfer edilmesi şarttır.

b) Türkiye'de bulunan ancak işletme kayıtlarında yer almayan varlıklar

  • Gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerince sahip olunan ve Türkiye'de bulunan ancak kanuni defter kayıtlarında yer almayan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları ile taşınmazlar, 30 Kasım 2018 tarihine kadar vergi dairelerine beyan edilir. Bu düzenleme kapsamında beyan edilen varlıklar nedeniyle hiçbir suretle vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmaz.
  • Beyan edilen söz konusu varlıklar, 30 Kasım 2018 tarihine kadar, dönem kazancının tespitinde dikkate alınmaksızın kanuni defterlere kaydedilebilir. Bu takdirde, söz konusu varlıklar vergiye tabi kazancın ve kurumlar için dağıtılabilir kazancın tespitinde dikkate alınmaksızın işletmeden çekilebilir.
  • Vergi dairelerine beyan edilen varlıkların değeri üzerinden %2 oranında vergi tarh edilir ve bu vergi, 31 Aralık 2018 tarihine kadar ödenir.
  • Yukarıdaki düzenleme kapsamında ödenen vergi, hiçbir suretle gider yazılamaz ve başka bir vergiden mahsup edilemez. Kanuni defterlere kaydedilen varlıkların elden çıkarılmasından doğan zararlar, gelir veya kurumlar vergisi uygulaması bakımından gider veya indirim olarak kabul edilmez.
  • 31 Temmuz 2018 tarihine kadar bu düzenleme kapsamında işleme tutulan varlıklar hakkında yukarıda bahsi geçen %2 oranındaki vergi uygulanmaz.
  • Bu hükümden faydalanılabilmesi için beyan edilen tutarlara ilişkin tarh edilen verginin vadesinde ödenmesi şarttır.

c) Yurtdışı kazançlarında istisna

  • Tam mükellefiyete tabi gerçek kişiler ile kurumların aşağıda sayılan kazançları 31 Ekim 2018 tarihine kadar elde edilenler de dâhil olmak üzere, bu düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 31 Aralık 2018 tarihine kadar Türkiye'ye transfer edilmesi kaydıyla gelir veya kurumlar vergisinden müstesna olacaktır.
  1. Kanuni ve iş merkezi Türkiye'de bulunmayan kurumlara ilişkin iştirak hisselerinin satışından doğan kazançları,
  2. Kanuni ve iş merkezi Türkiye'de bulunmayan kurumlardan elde ettikleri iştirak kazançları,
  3. Yurt dışında bulunan iş yeri ve daimi temsilcileri aracılığıyla elde ettikleri ticari kazançları,
  • Tam mükellefiyete tabi gerçek kişiler ile kurumların, kanuni ve iş merkezi Türkiye'de bulunmayan kurumların tasfiyesinden doğan kazançlar 31 Aralık 2018 tarihine kadar Türkiye'ye transfer edilmiş olması kaydıyla gelir ve kurumlar vergisinden müstesna olacaktır.