Birleşmiş Milletler Uluslararası Ticaret Hukuku Komisyonu (UNCITRAL) tarafından hazırlanan Arabuluculuk Sonucunda Yapılan Milletlerarası Sulh Anlaşmaları Hakkında Birleşmiş Milletler Konvansiyonu’nun (“Singapur Sözleşmesi” veya “Sözleşme”) onaylanmasının uygun bulunduğuna ilişkin 7282 sayılı kanun 11 Mart 2021 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlandı. Ayrıca, 22 Nisan 2021’de Resmi Gazete’de yayımlanan 3866 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile Sözleşme’nin onaylanmasına karar verilmiştir. Sözleşme, onay, kabul, tasdik veya katılım belgesinin Birleşmiş Milletler’e tevdi edilmesinden 6 ay sonra yürürlüğe girecek ve yürürlüğe girdiği tarihten sonra akdedilen sulh anlaşmaları için uygulanacaktır.

Singapur Sözleşmesi, uluslararası ticari uyuşmazlıkların çözümü için arabuluculuk süreci sonucunda varılan sulh anlaşmalarının Sözleşme’ye taraf ülkelerin yetkili makamlarınca yerine getirilmesini amaçlamaktadır. Taraflardan birinin sulh anlaşması kapsamındaki yükümlülüklerine uymaması durumunda, sulh anlaşmasına uymayan tarafın malvarlığının bulunduğu ülkenin yetkili makamından sulh anlaşmasının icrasını talep edilebilecektir. Eğer söz konusu malvarlığı Türkiye'de bulunuyorsa, sulh anlaşmasının icrası yetkili Türk mahkemeleri ve icra daireleri tarafından yürütülecektir.

Singapur Sözleşmesi’nin kapsamına i) arabuluculuk süreci sonucunda akdedilmiş, ii) yazılı, iii) ticari bir uyuşmazlığa ilişkin, ve iv) milletlerarası nitelikteki sulh anlaşmaları girmektedir. 

Aşağıda belirtilen sulh anlaşmaları ise Sözleşme kapsamı dışındadır:

• Taraflardan birinin kişisel veya ailesi ile ilgili yapmış olduğu işlemlerden kaynaklanan uyuşmazlıkları çözümleyen sulh anlaşmaları;

• Aile, tüketici, miras ve iş hukukundan kaynaklanan uyuşmazlıkların çözümlendiği sulh anlaşmaları; ve

• Mahkeme tarafından onaylanan veya mahkeme yargılaması sırasında yapılan, mahkeme kararı olarak yerine getirilen veya tahkim kararı olarak kaydedilen sulh anlaşmaları.

Singapur Sözleşmesi, her ne kadar sulh anlaşmalarının icra edilebilirlik usullerinin belirlenmesini akit devletlerin takdirine bırakmış olsa da Yabancı Hakem Kararlarının Tanınması ve Tenfizi Hakkındaki Birleşmiş Milletler Konvansiyonu’na (“New York Sözleşmesi”) benzer bir şekilde icra edilebilirliğin ret sebeplerini belirlemiştir. Sınırlı sayıda düzenlenmiş olan ret sebeplerinin gerçekleşmesi halinde sulh anlaşmasının icra edilebilirliği mümkün olmayacaktır.

Sulh anlaşmalarının icra edilebilirliğin yanı sıra, Singapur Sözleşmesi’nin sağladığı diğer bir fayda, sulh anlaşmasıyla hâlihazırda çözülmüş olan bir hususta taraflardan birinin iddiası üzerine uyuşmazlık çıktığında, sulh anlaşmasının ilgili akit devletin yetkili makamları nezdinde dayanak olarak gösterilebilecek olmasıdır.

Tahkim yargılaması sonucunda verilen hakem kararlarının New York Sözleşmesi uyarınca çok sayıda ülkede kolayca icra edilebilmesi imkânı Singapur Sözleşmesi ile birlikte artık sulh anlaşmaları için de geçerli olacak ve Singapur Sözleşmesi, arabuluculuğun uyuşmazlık çözüm yöntemi olarak daha çok tercih edilmesini sağlayacaktır. Halen 53 ülke tarafından imzalanmış olan Singapur Sözleşmesi’nin artan arabuluculuk tercihleriyle beraber ticaret hacmini de genişletmesi beklenmektedir.