Yeni Gelişme

Rekabet Kurumu’nun (“Kurum“), Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar ile Hâkim Durumun Kötüye Kullanılmasına Yönelik Soruşturmalarda Sunulacak Uzlaşma Usulüne İlişkin Yönetmelik’i (“Yönetmelik“), 15 Temmuz 2021 tarih ve 31542 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanmış ve aynı gün yürürlüğe girmiştir. Uzlaşma müessesesi, 24 Haziran 2020 tarihinde yürürlüğe giren 7246 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’da (“4054 Sayılı Kanun“) Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile getirilmiş olmakla birlikte, uzlaşmaya dair usul ve esasların, Rekabet Kurulu (“Kurul“) tarafından çıkarılan yönetmelik ile belirleneceği belirtilmiştir. Bu çerçevede, yönetmelik taslağı (“Taslak Yönetmelik“) 18 Mart 2021 tarihinde Kurum’un resmi internet sitesinde yayımlanmış ve 19 Nisan 2021 tarihine dek kamuoyunun görüşlerine sunulmuştur. Taslak Yönetmelik’e ilişkin hukuk bültenimize buradan ulaşabilirsiniz. Taslak Yönetmelik’e yönelik kamuoyu görüşlerini takiben, ilgili Yönetmelik, soruşturma sürecinin hızlı ve kesin bir şekilde sonlandırılması ile zaman ve kaynak maliyetlerinden tasarruf edilmesi amaçları ile yürürlüğe girmiştir. Taslak Yönetmelik ile içerik itibariyle oldukça benzer olmasına karşın, Yönetmelik’in nihai hali, belirli hususlara ilave açıklık getirmekte ve bazı değişiklikler içermektedir.

Gelişme Ne Anlama Geliyor?

Yönetmelik, Kurum’un Türk rekabet hukuku rejiminin mehaz Avrupa Birliği mevzuatına uyumlaştırılmasına yönelik çabalarından biri olarak nitelendirilebilecektir. Yönetmelik, teşebbüslerin veya teşebbüs birliklerinin rekabeti kısıtlayıcı anlaşmaları ve hâkim durumun kötüye kullanılmasını yasaklayan 4054 Sayılı Kanun’un 4. ve 6. maddeleri kapsamındaki davranışlarına ilişkin olarak haklarında başlatılan soruşturmalarda uygulanabilecek uzlaşma sürecine ilişkin usul ve esasları düzenlemektedir. Yönetmelik’te belirtilen usul ve esaslar aşağıda sunulmaktadır:

  • Uzlaşma müessesesi her tür rekabete aykırı davranış açısından uygulanabilir: 7246 sayılı Kanun ile 4054 Sayılı Kanun’da yapılan değişiklikler ile getirilen ve sonrasında yakın zamanda yürürlüğe giren tebliğler ile düzenlenen de minimis istisnasından ve taahhüt mekanizmasından farklı olarak, uzlaşma müessesesi, açık ve ağır ihlaller de dâhil olmak üzere 4054 Sayılı Kanun’un 4. ve 6. maddeleri kapsamına giren her türlü ihlal bakımından uygulanabilir.
  • Uzlaşma için süre kısıtlaması: 4054 Sayılı Kanun’un 43. maddesi ile aynı doğrultuda, Yönetmelik kapsamında Kurul’un soruşturma raporunun tebliğine kadar ihlalin varlığını ve kapsamını kabul eden soruşturma tarafları ile uzlaşabileceği belirtilmektedir.
  • Uzlaşma sürecinin başlatılmasına ilişkin süreç: Uzlaşma süreci, soruşturma taraflarının yazılı talebi üzerine veya Kurul tarafından re’sen başlatılabilir. Soruşturma taraflarının uzlaşma talebi halinde Kurul, ilgili talebi kabul veya reddedebileceği gibi varsa diğer soruşturma taraflarının da uzlaşma görüşmelerine davet edilmesine karar verebilir. Taslak Yönetmelik’ten farklı olarak, Yönetmelik’e göre Kurul, tarafların uzlaşma talebinde bulundukları aşamada, isnat edilen ihlalin niteliğinin ve kapsamının ortaya konulabilmesi için daha detaylı bir araştırmaya ihtiyaç duyması halinde uzlaşma sürecinin başlatılmasına dair vereceği kararı erteleyebilecektedir.

Kurul’un uzlaşma sürecini re’sen başlattığı hallerde, soruşturma taraflarının uzlaşma görüşmelerine başlamak isteyip istemediklerinin Kurul’un davetinin tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde Kurul’a bildirilmesi gerekmektedir. Bu süreden sonra yapılan bildirimler ise değerlendirmeye alınmayacaktır. Taslak Yönetmelik, tarafların niyetlerinin Kurul tarafından belirlenecek makul süre içinde sunmaları gerektiğini belirtirken, Yönetmelik, söz konusu sunum için kesin bir süre belirleyerek bu konuya hukuki kesinlik kazandırmıştır.

Sürecin başlatılmasına ilişkin olarak, Kurul, soruşturma sürecinin hızlı bitirilmesinden doğacak usuli faydaları ve ihlalin varlığına ilişkin görüş farklılıklarını dikkate alacaktır. Ayrıca Kurul, (i) soruşturma taraflarının sayısı, (ii) soruşturma taraflarının önemli bir kısmının uzlaşmaya başvurup başvurmadığı, (iii) ihlalin kapsamı ile delillerin niteliği, (iv) soruşturma taraflarıyla ihlalin varlığına ve kapsamına ilişkin ortak bir kanaate ulaşmanın mümkün olup olmadığı gibi hususları da göz önünde bulundurabilir.

  • Kurum ile uzlaşma görüşmeleri: Yönetmelik, soruşturma tarafı teşebbüslerin uzlaşma taleplerinin kabul edilmesi veya Kurul’un davetini süresinde kabul etmelerini takiben, uzlaşma görüşmelerinin en kısa sürede başlayacağını öngörmektedir. Yönetmelik’in 6. maddesinin 2. fıkrası uyarınca, bir tarafın uzlaşma görüşmelerine başlamış olması, herhangi bir ihlal iddiasını kabul ettiği anlamına gelmeyecek ve taraflar uzlaşma metninin sunulmasına kadar uzlaşma sürecinden çekilebilecektir. Yönetmelik’in 6. maddesinin 5. fıkrası çerçevesinde ise, uzlaşma görüşmeleri sırasında, tarafların (i) haklarında ileri sürülen iddiaların içeriği, (ii) isnat edilen ihlalin niteliği ve kapsamı, (iii) haklarındaki ihlal isnadına dayanak teşkil eden başlıca deliller, (iv) uygulanabilecek indirim oranları ve (v) verilebilecek idari para cezası aralığı hakkında bilgi edinmesinin sağlanacağı belirtilmektedir. Ayrıca, uzlaşma tarafı uzlaşma görüşmeleri sırasında bu hususlar hakkındaki görüşlerini de bildirecektir. Uzlaşma görüşmeleri, görüşmeye katılan taraflarca mutabık kalınan bir tutanak ile kayıt altına alınacak olmakla birlikte, bu tutanak Kurum içi yazışma olarak saklanacaktır. Bir başka deyişle, 2010/3 sayılı Dosyaya Giriş Hakkının Düzenlenmesine ve Ticari Sırların Korunmasına İlişkin Tebliğ uyarınca, dosyaya giriş hakkı kapsamında ilgili tutanaklara erişilemeyecektir.
  • Uzlaşma ara kararı: Uzlaşma görüşmelerinin tamamlanmasını takiben Kurul, sürece ilişkin olarak uzlaşma metninin temelini oluşturan ara kararını verir. Bu ara karar, (i) isnat edilen ihlalin niteliği ve kapsamı, (ii) Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar ile Hâkim Durumun Kötüye Kullanılması Halinde Verilecek Para Cezalarına İlişkin Yönetmeliği (“Ceza Yönetmeliği“) kapsamında hesaplanan azami idari para cezası oranı, (iii) uzlaşma usulü sonucunda uygulanacak indirim oranı, (iv) varsa, Kartellerin Ortaya Çıkarılması Amacıyla Aktif İşbirliği Yapılmasına Dair Yönetmeliği (“Aktif İşbirliği Yönetmeliği“) kapsamında uygulanacak indirim oranı, (v) uygulanacak azami idari para cezası oranı ve miktarı, (vi) uzlaşma metninin Kurum’a gönderilmesi için verilecek olan süre gibi bilgileri içerecektir. Tarafların, bu ara karar ile mutabık olmaları halinde, Kurul tarafından tanınacak ve 15 günü aşmayacak kesin süre içerisinde uzlaşma metnini Kurum’a sunmaları gerekmektedir. Aksi takdirde, Kurul, ara karar ile bağlı olmayacaktır.
  • Uzlaşma metni: Tarafların uzlaşma ara kararındaki hususları kabul etmeleri durumunda, (i) ihlalin varlığını ve kapsamını, (ii) Kurul’un uzlaşma tarafına ihlal nedeniyle verebileceği azami para cezası oranı ve miktarını, (iii) iddialar konusunda yeterli derecede bilgilendirildiğini ve kendi görüşlerini ve açıklamalarını aktarmak için yeterli imkânın tanındığını ve (iv) idari para cezasının ve uzlaşma metninde yer alan hususların dava konusu yapılamayacağını kabul ettiklerini belirten açık beyanlarına uzlaşma metni kapsamında Kurul’a sunmaları gerekmektedir. Uzlaşma metninin usulüne uygun şekilde Kurum’a sunulmasının ardından ise, uzlaşma metni geri çekilemeyecektir. Ancak, sunulan uzlaşma metninde bulunması gereken hususlarda eksikliklerin bulunması halinde Kurul, ilgili eksikliklerin tamamlanması için metni sunan tarafa bir defaya mahsus olmak üzere yedi günlük bir süre tanıyacaktır. Kurum’un metindeki eksiklerin giderilmesi için tanıyacağı bu süre hakkında herhangi bir takdir yetkisi bulunmamaktadır. Eksiklerin ilgili sürede giderilmemiş olması halinde ise, Kurul uzlaşma sürecini sonlandıracaktır. Uzlaşma metni de Kurum içi yazışma olarak saklanacaktır.
  • Uzlaşma kararı: Uzlaşma metninin Kurum kayıtlarına girmesinden itibaren 15 gün içerisinde Kurul, ilgili taraf bakımından ihlal tespitinin ve idari para cezasının yer aldığı bir nihai karar ile soruşturmayı sonlandıracaktır.
  • Sürecin Uzlaşma ile Sonuçlanmaması: Uzlaşma tarafının uzlaşma metnini süresi içinde sunmaması, sunulan uzlaşma metnindeki eksiklikleri süresi içinde gidermemesi veya uzlaşma sürecinden çekilmesi durumlarında, olağan soruşturma usulü takip edilecektir. Bu durum, (i) uzlaşma sürecinden beklenen usuli faydanın sağlanamayacağının veya soruşturma taraflarıyla ihlalin varlığına ve kapsamına ilişkin ortak bir kanaate ulaşmanın mümkün olmadığının anlaşılması, (ii) delillerin karartılması tehlikesinin bulunması ve/veya (iii) gizlilik yükümlülüğünün yerine getirilmemesi sebepleri ile Kurul’un uzlaşma sürecinin sonlandırılmasına karar vermesi halinde de geçerli olacaktır. Uzlaşma sürecinin Kurul tarafından bu şekilde sonlandırılması veya uzlaşma talebinin reddedilmesi halinde, bu kararın gerekçesine nihai karar kapsamında yer verileceği öngörülmektedir. Bununla birlikte, uzlaşma sağlanamaması halinde uzlaşma görüşmeleri kapsamında uzlaşma tarafınca sunulan bilgi ve belgeler dosya kapsamından çıkarılacak ve soruşturma sonucunda alınacak nihai karara dayanak yapılamayacaktır.
  • Uzlaşmaya Varılamaması Halinde Tekrar Uzlaşma Talebinde Bulunulamaz: Sürecin uzlaşma ile sonuçlanmaması, Kurul’un gönderdiği davetin kabul edilmemesi veya süresi içerisinde Kurul’un davetine cevap verilmemesi hallerinde ilgili teşebbüsler tekrar uzlaşma talebinde bulunamayacaktır.
  • Uzlaşmak ya da Uzlaşmamak?: Uzlaşma süreci de teşebbüsler yönünden maliyet ve zaman tasarrufu itibariyle stratejik bir karar olarak değerIendirilmektedir. Bir teşebbüsün, uzlaşmaya ilişkin bir karar alırken aşağıda yer alan potansiyel avantaj ve dezavantajları da dikkate alması gerekecektir:
    • Ceza İndirimi: Taslak Yönetmelik’te idari para cezasında yapılacak indirimin alt sınırına dair bir eşik belirlenmezken, Yönetmelik, idari para cezasında %10’dan %25’e kadar bir indirim yapılabileceğini öngörmektedir.
    • Çifte Kazanç Fırsatı – Pişmanlık ve Uzlaşma: Uzlaşma süreci, bir tarafın pişmanlık başvurusundan elde edeceği faydaları olumsuz etkilememektedir. Yönetmelik’in 7. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, soruşturma tarafları hem uzlaşma hem de pişmanlık başvurusuna dayalı indirim oranlarından faydalanabilecektir. Bir başka deyişle, böyle bir durumda, Aktif İşbirliği Yönetmeliği’nde belirlenen indirim oranı ile uzlaşma için belirlenen indirim oranı toplanarak birlikte uygulanacaktır.
    • İdari Yargı Denetimi Sınırlaması: 4054 Sayılı Kanun’un 43. maddesinde de belirtildiği üzere, Yönetmelik kapsamında, uzlaşan taraflar, uygulanan idari para cezasına ve uzlaşma metninin içeriğine karşı dava açamayacağı öngörülmektedir.
  • Gizlilik Yükümlülüğü: Yönetmelik’in 12. maddesi uyarınca, uzlaşan taraflar uzlaşma görüşmelerinin içeriğini ve bu görüşmeler kapsamında eriştikleri bilgi ve belgeleri, nihai karara kadar gizli tutmakla yükümlüdür. Kurul’un, gizlilik yükümlülüğünün ihlal edildiğini tespit etmesi durumunda, Kurul, yeni bir soruşturma açabilecek ve söz konusu ihlali, idari para cezasının belirlenmesinde ağırlaştırıcı unsur olarak kabul edebilecektir.
  • Yönetmelik’in Devam Eden Soruşturmalara Uygulanması: Yönetmelik, halihazırda devam eden, ancak soruşturma raporu henüz tebliğ edilmemiş soruşturmalar hakkında da uygulanabilecektir.

Sonuç

Yönetmelik, Kurum’un AB rekabet hukuku rejiminde yıllardır uygulama alanı bulan uzlaşma müessesini Türk rekabet hukuku rejimine entegre edebilmesi ve AB rekabet hukuku ile paralel duruşunu sürdürmesi bakımından önemli bir adım niteliğindedir. Yönetmelik’in, idari para cezalarında yapılacak indirimler ve soruşturma süreçlerinde ortaya çıkan zaman ve kullanılan kaynaklardan tasarruf edilmesi açısından, hem soruşturma tarafları hem de Kurum nezdinde önemli faydalar getireceği beklenmektedir.