İnsan hakları ihlali sorumlularına yaptırım uygulanmasını sağlayacak Küresel İnsan Hakları Yaptırım Rejimi (“Rejim”), Avrupa Birliği tarafından 2020/1998 sayılı Konsey Tüzüğü ve 2020/1999 sayılı Konsey Kararı ile 7 Aralık 2020 tarihinde kabul edildi. Bu rejim ile Avrupa Birliği (“AB”) ilk kez, nerede meydana geldiğine bakılmaksızın, dünya çapında ciddi insan hakları ihlalleri ve suistimallerinden sorumlu olanları hedef alan bir yaptırım sistemi oluşturmuştur.

Rejimin temel amacı, AB'nin ve dış politikasının temel değerlerinden biri olan insan hakları söz konusu olduğunda AB'nin daha somut bir şekilde ve doğrudan mücadele etmesini sağlamak olarak açıklanmıştır. İnsan onuru, özgürlük, demokrasi, eşitlik, hukukun üstünlüğü ve insan haklarına saygı, AB'nin dış eyleminin temelini oluşturduğundan; soykırım, insanlığa karşı suçlar, işkence, kölelik, cinsel ve toplumsal cinsiyete dayalı şiddet, zorla kaybetmeler veya insan kaçakçılığı gibi eylemler kabul edilemez nitelikte olarak değerlendirilmiştir. Yapılan değerlendirme kapsamında, dünya çapındaki bu insan hakları ihlallerine ve suistimallerine son vermenin, AB için temel bir öncelik teşkil ettiği belirtilmiş olmakla yaptırımların tek başına bunu gerçekleştirmek için yeterli olmasalar da AB’nin daha geniş kapsamlı olan insan hakları stratejisinin bir parçası olduğu ifade edilmiştir. Bu doğrultuda, Küresel İnsan Hakları Yaptırım Rejimi’nin önümüzdeki beş yıl için bu alandaki genel stratejiyi belirleyen 2020-2024 AB İnsan Hakları ve Demokrasi Eylem Planının uygulanmasında önemli bir unsuru olduğu söylenebilir.

Rejim kapsamında yaptırımların uygulanacağı kitlenin, ciddi insan hakları ihlalleri ve suistimallerinden sorumlu olan, bu suçlara karışan veya bunlarla ilişkili olan bireyler, kurumlar ve organlar olduğu belirtilmiştir. Hedef kitlenin niteliği ise dünyanın neresinde oldukları fark etmeksizin ve bu ihlalleri kendi devletlerinde, başka eyaletlerde veya başka devletlerin sınırları içinde gerçekleştirip gerçekleştirmediklerine bakılmaksızın hem devlet hem devlet dışı aktörler olarak açıklanmıştır.

Hedef kitlenin hangi eylemlerinin bu rejim kapsamında değerlendirilip yaptırım uygulanabileceğine bakıldığında dört ana başlık altında düzenlendiği görülmektedir. Buna göre yaptırım uygulanabilecek ciddi insan hakları ihlali veya suistimalleri,

  • Soykırım;
  • İnsanlığa karşı suçlar;
  • Ciddi insan hakları ihlalleri: İşkence, insanlık dışı veya aşağılayıcı muamele, kölelik, yargısız infazlar, kişilerin zorla kaybedilmesi, keyfi tutuklama ve gözaltına alma;
  • İnsan kaçakçılığı, cinsel ve cinsiyete dayalı şiddet, barışçıl toplanma, ifade ve din özgürlüğü suistimalleri dahil ancak bunlarla sınırlı olmamak üzere, ortak dış ve güvenlik politikası (CFSP) hedefleriyle ilgili olarak yaygın, sistematik veya başka türlü ciddi endişe yaratan diğer insan hakları ihlalleri.

olarak belirtilmiştir.

Uygulanabilecek yaptırımlar bireyler bakımından seyahat yasağı hem bireyler hem de kuruluşlar bakımından fonların dondurulması olarak öngörülmüştür. Ayrıca, AB'deki kişi ve kuruluşların, yaptırım listesinde yer alanlara doğrudan veya dolaylı olarak fon sağlamaları yasaklanmıştır. Yani hakkında yaptırım kararı alınan kişilerin, AB sınırları içinde seyahat etmesinin yasaklanması, söz konusu kişilerin mal varlığının dondurulması ve AB vatandaşı herhangi bir kişinin söz konusu kişilere mali veya ekonomik kaynak sağlamasının yasaklanması söz konusudur. Bu yaptırımlar AB üyesi devletler tarafından uygulanacaktır.

Yaptırım uygulanacakların listesinin oluşturulması, bu listenin gözden geçirilmesi veya değiştirilmesi faaliyetlerinin Avrupa Birliği Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi veya üye ülkelerden birinin talebi üzerine Konsey tarafından gerçekleştirileceği öngörülmüştür. Bu listelerde yer alan kişi ve kurumlara yaptırım uygulanmasına karar verilebilmesi için Konsey’de oybirliğinin sağlanması gerekmektedir aksi takdirde insan hakları ihlali veya suistimalinden sorumlu oldukları iddia edilenler bakımından bu yaptırım sistemi işletilemez.

Yeni rejimin, bazıları halihazırda insan hakları ihlallerini ele alan mevcut coğrafi yaptırım rejimlerinin yerini almayacağı ancak AB'nin dünyanın herhangi bir yerindeki insan hakları ihlalleri ve suitimallerinden sorumlu kişileri hedeflemesine daha fazla esneklik ve etkinlik sağlayacağı belirtilmektedir.

Bu rejimin AB vatandaşları ve ekonomik aktörleri bakımından ne anlama geldiği sorusu, AB'nin temel değerlerinden biri insan haklarına saygı çerçevesinde cevaplanmıştır. İnsan hakları ihlali sorumlularına, AB’den yasaklanmaları ve AB'deki varlıklarının dondurulması şeklinde bir bedel ödeterek insan haklarına katkıda bulunulduğu ifade edilmektedir. Rejimde belirtilen kısıtlamalar aynı zamanda AB aktörlerinin listelenen sorumluların varlıklarını dondurmakla yükümlü oldukları ve kendilerine fon veya ekonomik kaynak sağlamamaları gerektiği anlamına geldiğinin de altı çizilmiştir.

Son olarak rejim çerçevesinde uygulanan yaptırımların sivil nüfus üzerinde istenmeyen sonuçlar doğurup doğurmayacağı hususu gündeme getirilmiştir. Avrupa Birliği Dış İlişkiler servisi bu konuda tüm AB yaptırımlarının, genel nüfus üzerindeki istenmeyen sonuçların risklerini en aza indirmeyi hedeflediğini ifade ederek, rejimin yalnızca listelenen sorumlular için geçerli olan bireysel kısıtlayıcı yaptırımlar içerdiğini belirtmiştir.

Bu yaptırımların, tüm AB yaptırımlarında olduğu gibi, insani yardım tedarikini engellememesi için insani amaçlar kapsamında özel istisnalarının öngörüldüğü ve bu çerçevede üye devletlerin insani yardım için ilgili aktörlere yetki verebileceği ifade edilmiştir. Bu yetkilendirme sonucu, insani amaçlar için gerekli olması halinde, dondurulmuş fonlar veya ekonomik kaynaklar serbest bırakılabilir veya bu fonlar ve kaynaklar kullanılabilir hale getirilebilir. Böylelikle sivil nüfusun uygulanacak yaptırımlardan mağdur olmaması sağlanmış olur.