Yayımladığımız son mevzuat değişikliği bültenimizde katılım sigortacılığına (tekafül)  ilişkin kanuni düzenlemelerle ilgili sona yaklaşıldığını belirtmiştik. Daha önce 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nda ("Kanun") düzenlenmeyen katılım sigortacılığı modeli, Kanun'un Ek-1 maddesi uyarınca Hazine Müsteşarlığı'nın çıkardığı Katılım Sigortacılığı Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik ("Yönetmelik") ile düzenlendi. Yönetmelik, 20 Eylül 2017 tarihli ve 30186 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış olup, yayım tarihinden üç ay sonra yürürlüğe girecek.

Değişiklik ne getiriyor? Katılım sigortacılık alanında faaliyet göstermek isteyen sigorta şirketlerinin aşağıdaki hususlara dikkat etmeleri gerekecek.

  • Sigorta şirketleri ("Şirketler"), katılımcıların ödediği katkı primleri ile buna ilişkin gelirlerin biriktirilmesi ve tazminat ve/veya birikim ödemeleri ile yasal yükümlülükler de dâhil olmak üzere yapılan harcama ve giderlerin karşılanması için bir risk fonu ("Fon") oluşturacak.
  • Şirketler, faaliyetlerinin faizsiz sigortacılık ve bankacılık ilkelerine uygunluğunun sağlanması ve takibi amacıyla, şirket yönetim kuruluna bağlı olarak faaliyet gösterecek ve bağımsız şekilde karar alacak bir Danışma Komitesi ("Komite") oluşturacak veya bu hizmeti dışarıdan hizmet alımı ile yürütecek.  
  • Şirketler'in Fon'un risklerini yönetmek maksadıyla reasürans ve/veya katılım reasürans koruması satın almaları durumunda, buna ilişkin Komite'nin onayının alınması ve katılımcıların bu hususta bilgilendirilmesi gerekecek.
  • Şirketler, Yönetmelik'te belirtilen yönetim modellerine (mudarebe, vekalet ve/veya hibrit vs.) veya Komite tarafından onaylanan başka bir yönetim modeline uygun olarak faaliyette bulunabilecek ve hangi yönetim modelinin uygulanacağını sigorta sözleşmesinde açıkça belirtecek.
  • Şirketler, fonlarını yönlendirdikleri yatırım araçlarının durumuna, tutarına ve getiri sonuçlarına ilişkin bilgileri yıllık faaliyet raporlarında yayınlayacaktır.
  • Fon yöneticisi olan Şirketler, katılım sigortacılığı alanında sundukları her bir ürünün her bir riske yönelik olarak doğru fiyatlandırılmasını sağlamakla yükümlü olacaktır.  Fon, yasal ve idari yükümlülüklerini yerine getirmekte yetersiz kalır ve reasürans ve katılım reasüransı korumaları yetmezse, Şirketlerin yaşanan açığı likidite imkanı yoluyla kapatmaları gerekecek. Bu imkân karşılığında geri alınacak tutar, internet sitelerinde duyurulacak.  
  • Şirketler, katılımcıların katkılarından oluşan Fon ile sermayedarlarının fonunu ayrı yönetecekler.
  • Sigorta faaliyetleri ile ilgili bütün masraf ve komisyonlar katılımcılar adına Şirketler tarafından Fon üzerinden karşılanacak ve Şirketler, Fon'un gelir ve harcama kalemlerini yıllık dönemler itibariyle internet sitesinde duyuracak.
  • Şirketler, her dönem sonunda katılım ilkelerine uygun olarak bakiye hesaplaması yapacak ve Fon'da oluşan açık veya fazlayı internet sitelerinde duyuracak. Bakiye fazlası olması durumunda bu bakiyenin;
    • katkı primlerinin düşürülmesi için kullanılması,
    • gelecekteki öngörülemeyen riskler için ihtiyat fonunun ayrılması,
    • tamamen ya da kısmen katılımcılar arasında paylaştırılması mümkündür.
  • İhtiyat fonu ayrılması durumunda, bu fon hiçbir surette Şirketler'in sermayedarlarına/üyelerine kar payı olarak dağıtılamayacak ve dağıtılabilir bakiye hesabında dikkate alınmayacaktır.

Sonuç Son yıllarda faizsiz bankacılığın yükselişine paralel olarak, faizsiz sigortacılığa talep giderek artmaktaydı. Birkaç sigorta şirketi bu alanda faaliyet göstermekte idiyse bile, faizsiz sigortacılık genel olarak düzenlenmemiş bir alan teşkil etmekteydi. Yönetmeliğin söz konusu talebi cevaplayacağı ve faizsiz sigortacılığın yoğun bir şekilde gerçekleştirildiği ülkelerde yatırımcıları Türkiye'ye çekerek, sigortacılık alanında yatırımcı çeşitliliği sağlayacağı tahmin edilmektedir.