Bölüm 1 – Rekabet Yasağı Sözleşmesinin Sınırları

İşveren, kendini, müşteri portföyünü, ticari sır ve bilgilerini korumak, bu bilgileri haiz işçilerin yaratabileceği rekabet nedeniyle doğan olumsuzluklara engel olmak adına 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu kapsamında düzenlenen rekabet yasağı koyma hakkından yararlanma hakkını haizdir. Özellikle iş hukukundan doğan ilişkilerde işveren tarafından işçiden sır saklama yükümlülüğüne uygun hareket etmesi beklenmekte olup işçinin, işverenin faaliyeti, sırları ve müşterileri ile ilgili iş ilişkisi sırasında öğrendiği bilgileri açıklamama ve üçüncü kişilerle paylaşmama yükümlülüğü bulunmaktadır ve rekabet yasağı sözleşmeleri de bahsi geçen yükümlülüğün bir uzantısı olarak değerlendirilebilecek niteliktedir. Başka bir deyişle, sır saklama yükümlülüğüne aykırı eylemler işçi tarafından menfaat sağlamak için kullanılmış ise işbu eylemler rekabet teşkil eder niteliğe kavuşmaktadır.

İşveren ile işçi arasında rekabet sözleşmesinin geçerli olabilmesi için öncelikle işçinin fiil ehliyetine sahip olması, rekabet yasağına ilişkin sözleşmenin yazılı olması ve de işçinin, işveren faaliyeti, üretim sırları, müşterileri ve işiyle ilgili olarak üçüncü kişilerce bilinmeyen bilgileri haiz olması veya iş ilişkisi süresince haiz olabilecek konumda olması gerekmektedir.

Rekabet yasağı sözleşmeleri ile işçinin kendi hesabına rakip bir işletme/şirket açması, işçinin rakip bir işletmede/şirkette işe girmesi ve/veya işçinin rakip işletme/şirket ile iş ilişkisi dışında başka bir menfaat içeren ilişkide bulunması gibi faaliyetler yasaklanabilecektir. Ancak önemle belirtmek gerekir ki; işçinin eylemlerinin rekabet yasağı içinde değerlendirilebilmesi için işbu eylemlerin işverenin menfaatleri için tehlike arz etmesi ve işverenin önemli bir zarara uğraması tehlikesi altında olması gerekmektedir.

Rekabet yasağı sözleşmelerinde dengenin korunması önem ihtiva etmekte olup asıl amaç, işverenin zarara uğramasının önüne geçmek ve haklı menfaatini korumak olsa da Anayasa’nın koruma çatısı altında olan işçinin çalışma özgürlüğünden de ödün verilemeyeceği açıktır. Bu kapsamda uygulanacak rekabet yasağı sözleşmelerinin geçerliliklerini kaybetmemeleri adına dikkatli hazırlanmaları gerekmekte olup rekabet yasağı sözleşmelerinin sınırları kanuna uygun olarak çizilmelidir.

Rekabet Yasağı Sözleşmelerinin Kapsamı Nasıl Çizilmelidir?

  1. Zaman bakımından sınırlandırılmalıdır; bahsi geçen sınırlandırma uygulamada sair mevzuat gerekliliklerine uygun olarak 2 (iki) yıl şeklinde düzenlense de iş ilişkisi nezdinde özel durum veya koşullar var ise süre uzatılabilecektir. Önemle belirtmek gerekir ki, zaman bakımından sınırlandırılan rekabet yasağı sözleşmesinin koruma süresi, iş sözleşmesinin sona ermesinden sonra başlayacaktır.
  2. Yer bakımından sınırlandırılmalıdır; coğrafi bölge, coğrafi alan veya il sınırı olarak belirlenebilecek olan işbu sınırlandırmada sınırlandırmanın yapılacağı yer, işverenin faaliyette bulunduğu, etki gösterdiği, üretiminin olduğu ve/veya müşterilerinin bulunduğu alan olarak belirlenebilecektir. Bahsi geçen sınırlama yapılırken işçinin çalışmasının tamamen engellenmemesi ve/veya çalışamaz hale getirilmemesine özen gösterilmelidir; başka bir deyişle sınırlama hakkaniyete uygun bir şekilde makul bir alan çevresinde işçinin ekonomik geleceği dikkate alınarak yapılmalıdır.
  3. Konu bakımından sınırlandırılmalıdır; ilgili sınırlama özellikle işverenin faaliyet alanı ve işçinin yaptığı işler göz önüne alınarak yapılmalı ve açık bir şekilde belirtilmelidir. İşverenin faaliyet konusu çok geniş olabileceğinden ve faaliyet konusu göz önüne alınarak yapılan rekabet yasağı sözleşmeleri işçi açısından hakkaniyetsiz sonuçlar doğurabileceğinden; işçinin çalışma özgürlüğünün kısıtlanmaması amacı ile rekabet yasağı sözleşmesinde yer alan sınırlamalar işçinin görevi nedeniyle öğrenebileceği bilgiler göz önüne alınarak özel olarak belirlenmelidir. Ancak istisnai bir hal olarak, işçi işi gereği işyerindeki/şirketteki başka departmanların/işlerin bilgilerine de vakıf olabilecek ise sınırlandırmanın daha geniş tutulması mümkün olabilecektir.

Önemle belirtmek gerekir ki; rekabet yasağı sözleşmeleri yukarıda bahsi geçen koşulları taşımıyor ise sözleşmenin geçersiz olduğu kabul edilmektedir; ancak sözleşme bahsi geçen koşulları taşımasına rağmen yasaklar çok geniş olarak belirlenmiş ise sözleşme geçerli kabul edilse de böyle bir durumda mahkeme tarafından hakkaniyet ilkesi çerçevesinde sözleşme koşullarının daraltılması söz konusu olabilecektir.